Mantolama denilen Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemleri uzun yıllar önce Avrupa ülkelerinde standartlarla çerçevelenmiş ve enerji tasarrufu amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde maalesef gecikmeli uygulanmaya başlayan dış cephe mantolama sistemi ile yapılarımızda ısınma ve serinleme amaçlı kullandığımız kombi, kalorifer, klima ve benzeri cihazların sarf ettikleri enerji %50 azaltılabilmektedir. Eğer binalarımızın temel ve çatılarında da mantolama yapılmışsa bu oran %60′lara kadar çıkacaktır. Bu kadar önemli bir tasarrufun sadece kendi bütçelerimize değil ülke ekonomisine de önemli katkılar saglayacağı unutulmamalıdır.
Binalarımızda en önemli ısı kayıpları kolon ve kirişlerden kaynaklanmaktadır. Bu sebep ile iç duvarlarda yapılacak mantolama tatbikatları asla sonsuz ömürlü olamayacaktır, dış cephe ve bina duvarlarının tamamını kaplamadıktan sonra dış cephe mantolama sistemlerinde tatmin edici sonuç alınamaz. Sistemin ana prensibi hiçbir aralık kalmayacak şekilde yapının dışarıdan ısı yalıtım levhaları ile kaplanmasıdır. Kolonlar, kirişler, duvarlar, pencere merkezleri, çıkma altları bir bütün olarak mantolanmalı ve yapının tamamı koruma altına alınmalıdır.Dogru bir şekilde Dış Cephe Mantolama Isı yalıtım Sistemleri ile kaplanan bir binanin korozyon problemini bir daha yaşamayacağını, yaşının sabitleneceğini ve mantolamanın bina ömrü kadar hizmet verebileceğini unutmamamız gerekmektedir. Yapılarda mantolama uygulaması ısınma için kullanılan enerjiden tasarruf edilerek gaz, kurum ve toz emisyonunu azaltıp çevre için doğrudan bir kazanç sağlar. Duvar, ısı köprüleri, zemin ve tavan yüzey sıcaklıklarının iç konfora olduğu kadar yapı kabuğu üzerinde de önemli etkileri vardır. Yeterli yalıtım yaşam kalitesine katkıda bulunur ve bina dokusunun korunmasına yardımcı olur.